BAĞIŞ'IKLIK SİSTEMİMİZ ÇÖKERTİLİYOR

2010-06-08 17:16:00

Deniz Feneri... Dışarda, gurbetçileri dolandırdı. İçerde, kurban bağışlarını tokatladı. Mehmetçik Vakfı... Kurban dümeninden yargılanıyor. Lösev...Kurban dümeninden yargılanıyor. İhh... 9 ölü, nerdeyse savaş çıkacak. * Gözünüzü seveyim... Yardım işine ara verin biraz! * Yoksul Çocukları Sevgi Derneği yöneticileri, dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındı. Diyanet Sosyal Yardımlaşma Derneği adına para toplayan arkadaşların sahtekâr olduğu ortaya çıktı. Şehit Aileleri Derneği adıyla para toplayanların, bırak şehit ailesini, askerlik bile yapmadıkları anlaşıldı. Türkiye İşitme Engelliler Derneği makbuzuyla para toplayanların, sağır dilsiz olmadıkları gibi, makbuzların da sahte olduğu belirlendi. * Bu arada... * “Madem öyle, işte böyle, hiçbiri temiz kalmasın” diye... Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin terörist ve Hıristiyan olduğunu yazdılar, Türkan Saylan’ı linç ettiler. Gariban öğrencileri okutan Atatürkçü Düşünce Derneği’ni Ergenekoncu ilan ettiler. Çağdaş Eğitim Vakfı’ndan burs alan çocuklara darbeci dediler. Baba Beni Okula Gönder kampanyasını yürütenleri, içeri tıkmaya çalıştılar... “Bunlara bağışta bulunanı oyarız, ona göre” demeye getirdiler. * Özetlersek... Bu dönem verilen en büyük zararlardan biri budur maalesef... Bir taraftan “sadaka toplumu” yaratılıyor, bir taraftan hayırsever insanımızın “dini, insani, vicdani” duyguları köreltiliyor. * Bağış’ıklık sistemi çökerse... Vücut kendini koruyamaz. * Etmeyin eylemeyin kardeşim... Bir ülke fabrikalarını, limanlarını satabilir; toprak bile ... Devamı

BİR ZAMANLAR AFGANİSTAN BAMBAŞKA BİR YERDİ

2010-06-07 19:14:00

BİR ZAMANLAR AFGANİSTAN... İBRET İÇİN OKUYUN..!! BİR ÜLKE YANLIŞ YÖNETİCİLERİN ELİNDE NE HALE GELEBİLİYOR..!! TAPUNUZA,TOPRAĞINIZA,MİLLETİNİZE,CUMHURİ YETİNİZE İYİ SAHİP ÇIKIN..! ------------------------------------------ Bugün, yoksulluk ve çatışma, Afganistan'ı tanımlayan kelimelerin başında geliyor. Birçok insanın Ortaçağ medeniyeti olarak kabul ettiği Afganistan, bundan yarım asır önce gelecek vaat eden bir demokrasiydi. BİR ZAMANLAR AFGANİSTAN BAMBAŞKA BİR YERDİ İngiltere Savunma Bakanı Liam Fox, kısa bir süre önce düzenlediği bir ziyarette Afganistan için, “çökmüş bir 13’üncü yüzyıl ülkesi” tanımını yaptı. Ancak Fox Afganistan’ı geri kalmış bir ülke olarak niteleyen ilk kişi değildi. ABD'li Blackwater güvenlik şirketi CEO’su Erik Prince, yoksulluk ve çatışmanın her yerine egemen olduğu ülkeyi, “Barbarların yaşadığı, 12’inci yüzyıl zihniyetinin hâkim olduğu bir yer” olarak tanımlamıştı. Fox ve Prince gibi birçok insan, Afganistan’ı devlet idaresinin mümkün olmadığı, kaosun hüküm sürdüğü bir yer olarak görüyor. Son 30 yıldır savaşlardan belini doğrultamayan ülkenin gazete ve televizyonlara yansıyan görüntüleri, Afganistan’ın ortaçağ’dan hiçbir zaman çıkamadığı izlenimi veriyor. Ancak geçmişin Afganistan için sakladıkları çok başka. Bundan 50 yıl önce, Afganistanlı kadınlar tıpta kariyer ediniyor, kadın ve erkekler Kabil’in sinema ve üniversite kampüslerinde beraber vakit geçiriyorlardı. Banliyölerde kurulan fabrikalarda tekstil gibi birçok sektörde mal üretiliyordu. Kanun ve düzenin geçerli olduğu ülkede devlet, hidroelektrik ... Devamı

ÖTEKİLER MEYDANLARDA YA TÜRKLER NEREDE?

2010-06-04 23:59:00

SEN,KENDİ ŞEHİT MEHMET'LERİNİN CENAZELERİNDE BİLE BULUNMAYAN TÜRK..! SES VER,HANGİ CEHENNEMDESİN..!!! ---------------------------------------- Adları İsmail, Ümit, Oğuz, Serhat , Erhan ve Erol’du Saat gece yarısını geçiyordu birçoklarımız zevki Sefa da Felekten gece çalmakta idi. Ama, onlar uyumuyorlardı Nöbeti teslim almaya gidiyorlardı diğer MEMET’lerden Niye? Biz Mankurtlaşmış, sürüleşmiş, Müritleşmiş Türkler rahat uyusunlar diye Araplaşmaya Avrolaşmaya kuyruk sallayan gerdan kıvıran Türklerin kıçları namusları yurtları korunsun diye Onlar Askerdi Gece gündüz nöbetteydiler vatan topraklarına düşman çizmesi basmasın Gönderde ki Albayrak sonsuza kadar dalgalansın inmesin Türkün kızına kızanına hatununa yad eller dokunmasın Kuduz çakalların salyaları üzerlerine akıp kirletmesinler diye Onlar halk çocuklarıydı bir göz gece kondu da yada Anadolu’nun ücra bir köyünde kerpiç evde oturuyorlardı. Anne babalarının akşamdan sabaha belki yiyecek ekmekleri dahi yoktu Anasının sütü kesildiği için bebesine mama alacak paraları yoktu Onların geride bıraktıkları sevdalılarıyla konuşacak Kontörleri de yoktu Onun için onlar haftada bir konuşabilirlerdi sevdalılarıyla Onların haramla kazanılmış havuzlu villaları, ve Jeepleri yoktu. Onların gelecek seçimlerde siyasi avanta sağlayıp bir daha seçilmek için İslam dinini kullanma gibi aşağılık amaçları da yoktu Onların Yıllardır Müslümanları sömürerek Baronlar gibi yaşayıp refahlarını sürdürmek için koltukta ömür boyu oturma sevdaları yoktu Bu sevdalarını hayata geçirmek için sürüleşmiş müritleşmiş insanların ... Devamı

*Senden önce ölmek isterim.

2010-06-04 00:22:00

Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin... Fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orda beraber yaşarız külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım. Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde? İçimden bir şey : belki diyor. "NAZIM HİKMET RAN" ... Devamı

ÖNCE YAHUDİ CESARET MADALYASINI İADE ET RTE.

2010-06-04 00:17:00

Böyle bir şey filmlerde ve romanlarda bile olmaz ama Türkiye’de oluyor! Adam hem Yahudi cesaret madalyalı hem de Hamas sevdalısı! Yahudi madalyası deyip geçmeyin; bu öyle sıradan bir şey değil. 104 yıldır sadece 10 kişiye verilmiş, Recep Bey 11. isim! Bugüne kadar madalyayı alanların tamamı Musevi önder, tek istisna Recep Bey!.. Niye acaba? Peki kim mi veriyor bu madalyayı! Siyonizmin Peygamberi Theodore Herzl’ın 1906’da kurduğu AJC (ABD) Yahudi Kongresi. Bu örgütün kuruluş amacı ve misyonunu mu sordunuz! Siyonizmi dünyaya hakim kılmak. İşte bu örgüt Yahudilere üstün hizmetlerinden ötürü tarihinde ilk defa Yahudi olmayan bir isme yani Recep Tayyip Erdoğan’a böyle bir şerefi (!) bahşediyor! Dikkat edin, İsrail’in 1948’deki kuruluşuna omuz veren ABD ve İngiliz devlet adamlarına bile verilmeyen bu madalya Recep Bey’e layık görülüyor! Tekrar tekrar dikkatinize sunuyorum; Dünyayı yönettikleri söylenen bu Yahudiler salak mıdır ki, gençliğini Siyonizme küfürle geçiren Recep Bey’e durduk yerde böyle bir ödülü versin! Demek ki işin içinde hiç birimizin bilmediği şeyler var değil mi? Şimdi böyle bir madalyayı boynunda taşıyan birinin yaptığı hamasetler, mugalatalar ve kuru laf kalabalıkları nasıl inandırıcı olabilir? Sahi din ve inanç komisyoncusu Vakit Gazetesi ve benzerleri bu madalyayı neden görmezden gelirler? Yazdıkları bir yazıdan ötürü bazı gazetecileri Siyonizme hizmetle suçlayan Vakit ve benzeri güruh bu madalya için bir kez olsun tek bir satır neden yazmazlar? Keza aynı şekilde sandukasında Yahudi Cesaret Madalyasını bulunduran Başbakan’ın ettiği sözlere nasıl inanabiliriz? Evet Recep Bey, söylediklerinde samimi isen ve inand... Devamı

moğollar - geri sar

2010-05-30 00:02:00

GÜZEL VE ANLAMLI ANLAYANA  ARMAĞAN OLSUN. Devamı

Bilmelisin Ki

2010-09-06 14:30:00

Bilmelisin ki… Bilmelisin ki … Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez. Bilmelisin ki … Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır. Bilmelisin ki … Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor. Bilmelisin ki … Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da! Bilmelisin ki … Tecübenin kaç yasgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var. Bilmelisin ki … Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil Bilmelisin ki … Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Bilmelisin ki … Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor. Bilmelisin ki … Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. Bilmelisin ki … Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz Bilmelisin ki … İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. Bilmelisin ki … Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. Bilmelisin ki … sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor. Can Yücel ... Devamı

Ülkem ağlıyor, geceye baktığımda sessiz sessiz…

2010-06-07 16:07:00

ÇARESİZLİĞİMİZ İHANETİMİZDİR, AFFEDİP ONURSUZ KILMA BİZİ, EYY MEMLEKET!!… Memleket kayarken avuçlarımızdan, ‘’sus!’’ Diyorlar… Acının hüzünle buluştuğu bir tepede top oynayan çocuklar gibiyiz. “Gidin başka yerde oynayın’’ diyor amcalar. Topumuzu vermiyorlar sonra da... Başka yer yok! Bilmiyorlar; evimizin önü orası. Annemiz camdan baktığında bizi görecek. Görecek ki içi rahat olsun. Akşam karanlığı çöktüğünde kulağımdan tutacak, “Doğru eve!” diyecek babam. Karnımın acıktığını bilemem ki ben, çocuğum daha... Memleket, ey memleket, yalnızlığında ay ışığıyla sohbetler ederken, gün ışığında vurdular, öksüz koydular dağlarında açelyayı. Oysa sırça köşklerinde otururken birileri, zırhlı arabalarıyla döndüler tâ Dolmabahçe’den mıh gibi saplanı saplanı böğrüne böğrüne, basa basa gazlarına. Büyükanıtlar dikilirken şehrin caddelerine, Öz-köklerin sattı fırtınalarını yağmurda! Başbuğ, Kemal değil ki, ne bilsin hanyayı-konyayı, çöktü oturdu, Devrili devriliverdi uzakta bir çınar… Ülkem ağlıyor, geceye baktığımda sessiz sessiz… Ben de adam mıyım, dolaşırken sokaklarında salına salına, ey ülkem; affedip onursuz kılma beni, yol yakınken geri dönenleri gözlerimle gördüm, çaresizliğim ihanetim oldu, affedip onursuz kılma beni… Vakitlerin en yılgın saatlerinde, yakamozların düştüğü kıyılarına bakıp, lüfer avlayan b... Devamı

bunu anlamış değiliz

2010-05-29 00:29:00

Amerikada İngiltere ve Türkiyenin de Başbakanlarının katıldığı bir toplantı yapıl...mış. Toplantı sonunda basının sorularına cevap veriliyormuş Gazeteci sormuş ; Ülkenizde 4 kişilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat .........sürebilir ve siz ne kadar ödüyorsunuz? Bush : Amerikada 4 kişilik bir aile 5000 $ ile rahat bir yaşam sürebilir. Biz onlara 6500 $ veriyoruz geri kalan 1500 $ ı ne yapıyorlar bilemiyorum. Blair : İngilterede aynı aile 4000 Pound ile rahat yaşar. Biz 5000 pound veriyoruz, 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz. Türkiye Başbakanı : Türkiyede aynı ailenin açlık sınırı 1000 YTL dir. biz onlara 550 YTL veriyoruz. geriye kalan 450 YTL yi nereden buluyorlar bunu anlamış değiliz Devamı

NE OLDU BİZE BÖYLE?

2010-05-29 23:29:00

HEPİMİZİN YÜZÜNDE TOKAT GİBİ ŞAKLAYACAK BİR YAZI!! İNANIN ACISINI HİSSEDECEKSİNİZ:(( HALK OLARAK MAZOŞİST OLDUK ZATEN!! ACILARIN ÜLKESİ..... LÜTFEN OKUYUNUZ!! AKLI BAŞINDA HER İNSANA BİR SİLLE GEREKİYOR ÇÜNKÜ.. NE OLDU BİZE BÖYLE? Başkalarının diliyle konuşuyor, başkalarının aklıyla (düşünmeden) hareket ediyoruz. İktidarın şu an, somutta tek alternatifi CHP olmasına karşın, CHP'ye kızıyoruz. Neden? Hangimiz bir CHP iktidarı gördük? Hangi uygulamaları bizi rahatsız etti? Hem kızıyor, oy vermiyor hem de başkanını, yöneticilerini değiştirmek istiyoruz. Hakkımız var mı? Bizi tek adam zihniyetine öyle alıştırdılar ki, kurulacak bir sistemden değil, kişilerden medet bekler olduk. Şakülümüz kaydı. Düşünce kırıntılarına sarılıp kemikleşiyoruz. Bu bir toplumsal travmadır. Böyle istiyor çünkü sömürü Tanrıları. Onlar, Tayyip Erdoğan'larda, Abdullah Gül'lerde, Bülent Arınç'larda vizyon ve demokratlık görmemizi istiyorlar. Kitap okumayı sevmeyen bir başbakanda cevher bulmamızı istiyorlar, cevher bulamasak da "civan"görmemizi istiyorlar. Hiç sormuyoruz, sağ iktidarlarda kimler zenginleşti, kimler bizim emeğimizin üstünde oturuyor? Hiç sormuyoruz, yoksulluk sadece bizlere mi kader oluyor? Hiç sormuyoruz, türbanı silah yapanlar, yedi yıldır, üniversitelerde neden çözmediler sorunu? YÖK ellerinde, rektörleri onlar atadı. O halde neden çözülmüyor bu sorun. Dün kurulan bir partiyi iktidara getirirken, neyine güvendik, hangi tavırları bizde umut yarattı? Daha önce bu hataları yapmadık mı? Neden yıllardır tuttuğumuz partileri bir günde satıverdik? Yeni olandan ne bekliyoruz, bulduk mu beklediğ... Devamı